Hipertansiyonun gençlerde yüzde 11,8 oranında görüldüğüne, bu
oranın yaş ilerledikçe arttığına işaret eden Sindel, 55 yaş
üzeri olan bireylerin her 2`sinden birinin hipertansif olduğunun
altını çizerek, şu bilgileri verdi:
“Türkiye`de 2004 yılından beri yapılan araÅŸtırmalarda, 18 yaÅŸ
üzerindeki popülasyonda hipertansif hasta oranının yüzde 31,8
olduğunu tespit ettik. Bu da her 3 bireyden birinin yüksek
tansiyonla karşı karşıya olduğunu gösteriyor.
Yüksek tansiyona sebep olan nedenlerin yüzde 95`inde genetik
yatkınlıklar, aşırı tuz tüketimi, sigara, alkol gibi
alışkanlıklar, çevrenin olumsuz etkileri, stres, beslenmeyle
ilgili olumsuz faktörler, düşük doğum ağırlığı, hareketsizlik
(fiziksel aktivite azlığı), obezite yer alırken, yüzde 5`lik
kısmınında ise böbrek hastalıkları, böbrek damarlarıyla ilgili
hastalıklar, ilaçlar, endokrin hastalıkları (diyabet,
hipotiroidi, hipertiroidi vb.) gibi hastalıklar etki ediyor.”
Hiper tansiyon hastasından 10 eriÅŸkinden 7′si tedavi olmuyor
Prof. Dr. Şükrü Sindel, Türk Hipertansiyon ve Böbrek
Hastalıkları Derneği ile Sağlık Bakanlığı`nın işbirliğiyle
düzenlenen “Türkiye`nin Tansiyonunu Ölçüyoruz” kampanyası
çerçevesinde de kalp ve böbrekler gibi pek çok hayati organı
etkileyen, kan basıncının yükselmesi olarak tanımlanan, diğer
bir deyiÅŸle “Sessiz katil” olarak adlandırılan yüksek tansiyon
konusunda vatandaşları bilinçlendirmek için çeşitli çalışmalar
yürütüldüğünü bildirdi.
Hipertansiyonlu 10 erişkinden 6`sının tansiyonunun yüksek
olduğunu bilmediğini dile getiren Sindel, ayrıca hipertansiyon
hastası 10 erişkinden 7`sinin de tedavi olmadığını belirtti.
Kampanya sayesinde yüksek tansiyonla ilgili çarpıcı bilgilere
ulaştıklarını ifade eden Sindel, kampanya çerçevesinde 4 yılda
100 bin broşür dağıttıklarını, Ankara ve İstanbul başta olmak
üzere birçok ili gezdiklerini, “tansiyon TIR`ının” çeÅŸitli
illerde tansiyon taramaları yaptığını ve vatandaşları
bilgilendirdiÄŸini vurgulayarak, “Rakamlarla izah etmek
gerekirse, yaklaşık 100 bin ölçüm gerçekleştirdik. Maalesef bu
100 bin ölçüm yaptığımız kişilerden yaklaşık 10 bini hayatında
ilk defa tansiyon ölçtürmüş. Yaptığımız ilk ölçümlerde yaklaşık
2 bin tansiyon hastası tespit edildi ve tedavi için hastanelere
yönlendirildi” dedi.
Hastalıgın habercisi
Hipertansiyon hastalarında, baş ağrısı, baş dönmesi, kulak
çınlaması, dengesizlik, burun kanamaları, yorgunluk, çarpıntı
gibi ÅŸikayetler olduÄŸuna dikkati çeken Sindel, “Kimi hastalarda
bu tür şikayetler olmadan, hipertansiyonun ortaya çıkardığı
hastalıklarla doktora başvuruluyor. Bunlar; inme, görme kaybı,
böbrek yetmezliği, şeker, bacak damarlarında tıkanma, kalp
krizi, kalp yetmezliÄŸi gibi hastalıklar olabiliyor” dedi.
Sindel, hipertansiyondan korunmak için sigaranın kesin olarak
bırakılması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Ülkemizde günlük tuz tüketimi günde 5 gramın üzerine çıkmamalı.
Tansiyon hastalarında ise bu oran günde 3,5?4 grama indirilmeli.
Derneğimizin yaptığı `SALTURK` çalışmasında da kişi başı günlük
tuz tüketiminin 18 gr olduğu tespit edildi. Bu da gösteriyor ki,
tuz kullanımında bu rakamın epey üstündeyiz.
Aşırı alkol tüketiminden kesin olarak kaçınılmalı, kilo
artışları engellenmeli, fiziksel aktivitelere önem verilmeli,
tempolu yürüyüşler, hafif koşular, aerobik, yüzme gibi sporlar
haftada en az 3 kez 1`er saat yapılmalı, kan yağları, kan şekeri
kontrol edilmeli, aşırı protein tüketiminden, doymuş yağlardan
kaçınılmalı, sebze ve meyve ağırlıklı dengeli beslenilmeli ve
mutlaka tansiyon sorunu olmayan kişiler bile yılda 1 kez
tansiyonunu ölçtürmeli.”