• Ana sayfa
  •             

    şahtere otu ve faydaları

    Şahtere otu daha çok nedeni belli olmayan ya da tedavi edilemeyen alerjiler üzerinde çok etkili bir bitkidir.

    Özellikle karaciğer üzerinde etkili olma bu bitkinin alerjilerde kullanılma sebebi de bu olsa gerek.

    Çünkü bu tür rahatsızlıklar genellikle karaciğer kaynaklı olabiliyor. Alerjiler için şahtere otu çayı içilebilir.

    Şahtere otunun faydaları :

    * Safra salgılarını artırıcıdır. Şahtere otu ;dâhili olarak başlıca karaciğer ve safra kesesi problemleri için kullanılmaktadır.

    * İdrar söktürücü etkisi vardır.

    * Müshil olarak kullanılabilir. Yüksek dozları müshil ve idrar söktürücüdür, Fakat aşırı dozlar ishale ve mide ağrılarına sebeb olabilir.

    * Mide dostu bir bitkidir.

    * Tonik olarak cilde yararı vardır.

    * Özellikle kronik kabızlık problemi olanlar için idealdir. Kronik kabızlık için, şahtere otunu diğer uygun şifalı bitkiler ile karıştırarak kullanabilirsiniz.

    * Şahtere otunu uyuz ve diğer deri problemleri için de kullanabilirsiniz.

    * Kanı temizleyici özelliği vardır.

    * Vücudu terleterek zararlı maddelerin atılmasını sağlar.

    * Damar sertliğinde faydalıdır.

    * Mide ağrısı ve mayasılda da şikâyetleri giderir.

    ŞAHTEREOTU ÇAYI: Kurutulmuş şahtere otunu kullanmak daha uygun olur.

    * Tepeleme 1 çay kaşığı şahtere otunu 1 bardak kaynar su ile demleyin. Soğuk olarak, her 4 saatte bir, 1 çay bardağı için.

    ŞAHTERE OTU SOĞUK ÇÖZELTİSİ:

    * Soğuk çözelti olarak, 1 çay kaşığı bitkiyi 1/2 bardak soğuk suya koyun. 8 ila 10 saat bekletin. Günde 1/2 ila 1 bardak için.

     Anjiyo Riskleri-Anjiyo Sonrası: Halk arasında anjiyo olarak bilinen tanım, tıp dilinde Koroner Anjiyografi olarak ifade edilmektedir. Yaşadığımız dönemde ölüm ve iş gücü kaybının en önemli nedenlerinden biri de kalp damar hastalıklarıdır. Kalp-damar hastalıkları zamanında fark edilip gerekli önlemler alınmazsa, damar tıkanıklığına ve bunun neticesinde de kalp krizine ve ölümcül ritim neden olabilmektedir. Kalp-damar hastalıklarındaki en önemli konu hastaların kalp krizi geçirmesine engel olmaktır. Çünkü kalp krizleri, ilk saatlerde çoğunlukla ölüme neden olan ritim bozukluklarına yol açtıkları gibi, kalpte tıkanan damarın beslediği bölgenin hasar görmesine ve o bölgenin çalışamamasına neden olmaktadır.

    Koroner Anjiyografi Nedir?

    • Koroner anjiyografi bir tanı yöntemidir.
    • Koroner anjiyografi, kalp damarları (koroner arter) içine özel bir ilaç verip röntgen ışınları kullanılarak görüntülerinin alınması işlemidir.
    • Koroner anjiyografi, anjiyografi cihazının ve eğitimli ve deneyimli doktor ile sağlık personelinin bulunduğu laboratuarlarda yapılır.
    • Koroner anjiyografi kesinlikle bir ameliyat değildir.
    • İşlem için hastanın uyutulmasına gerek yoktur, işlem süresince hasta uyanıktır ve konuşabilir.

    Anjiyo’nun Riskleri Nelerdir?

    Anjiyografi işleminin tüm tıbbi girişimlerde olduğu gibi riskleri vardır; ancak bu risk, teknolojik gelişmeler ve sahip olunan büyük deneyimler sonucu son derece düşüktür. Ölüm, kalp krizi, felç gibi önemli komplikasyonların (istenmeyen olay) oranı 5/10.000 ile 1/1000 arasındadır. Ancak unutulmamalıdır ki kalp damarlarındaki teşhis edilmemiş ve dolayısı ile tedavisi yapılamamış darlıkların hastaya getireceği risk, anjiyografinin riskinin çok daha üzerindedir.
    Koroner anjiyografi için hastaneye yatmak gereklidir. Yatıştan sonra hastalığınız ile ilgili dosya hazırlanacak, muayene edildikten sonra gerekli olan tetkikler yapılacaktır. Daha sonra, yapılacak olan işleme engel olan durumunuz yoksa işlemi kabul ettiğinizi bildiren formu imzaladıktan sonra koroner anjiyografi laboratuarına alınacaksınız.

    Anjiyo İçin Hastaneye Gelmeden Önce Neler Yapılmalıdır?

    Anjiyografi için hastaneye gelirken doktorunuz aksini söylememişse aç olarak ve almakta olduğunuz ilaçları yalnızca suyla alarak geliniz. İşlem bölgesinin temizliği için her iki kasık bölgesinin tıraş edilmesinde yarar vardır. Tabii ki yanınızda yapılmış olan tetkikleriniz, kimliğiniz ve sosyal güvenceniz varsa onunla ilgili belgeler de olmalıdır.

    Anjiyo Nasıl Yapılır?

     
    Koroner anjiyografide kalp damarlarına ulaşmak için çoğunlukla sağ kasık atardamarı (bazen kol) kullanılır. Bunun için burası iğne ile uyuşturulur ve damar içine daha sonra çıkarılmak üzere bir plastik kılıf yerleştirilir. Bu işlem sırasında hasta bazen hafif bir sızı duyabilir. Hastanın tüm işlem süresi boyunca duyduğu sıkıntı budur. Bundan sonraki bölümde hasta herhangi bir şey hissetmez. Daha sonra, adına kateter denilen yaklaşık 2 mm çapında içi boş borucuklar (resim), plastik kılıf yolu ile kalbin damarlarının ağızlarına yerleştirilir ve bu borucuklardan damarları röntgen altında görünür hale getiren özel bir madde (kontrast madde) verilir ve değişik açılardan damarların görüntüleri alınır.

    Koroner arterler sağ ve sol koroner arter olarak aort damarından çıkarlar. Üstte sol Judkins kateteri ile sol koronere girilmesi, altta ise sağ Judkins kateteri ile sağ koroner artere girilmesi gösteriliyor.
    İşlem ortalama 15–20 dakika sürer. İşlemden sonra kasığa yerleştirilen plastik kılıf çıkarılır ve buradan kanama olmaması için 4–5 saat süreyle bu bölgeye bir ağırlık konur. Bu süre boyunca hasta yatakta yatar. Daha sonra gerekli kontroller yapıldıktan sonra hasta kalkabilir ve dolaşabilir.
    Koroner anjiyografiden sonra doktor sonuç hakkında ve tedavi konusunda hastayı bilgilendirir ve anjiyografi raporu verilir. İşlem sonrası doktorun uygun görmesine göre, çoğunlukla aynı gün veya ertesi gün eve gidilebilir.
     

    Hastane Sonrası Neler Yapılmalıdır?

    Hastaneden ayrıldıktan sonra 24 saat süre ile işlemin yapıldığı bölgeyi zorlamamanız önerilir. 24 saat sonra işlem yerindeki bandı çıkarabilir, banyo yapabilirsiniz. Girişim yerinde, bazen kanın deri altına sızmasıyla morluklar, sertlik olabilir. Bunlar önemli değildir. Morlukların tamamen geçmesi bir kaç hafta alabilir. Ancak işlem yerinde kanama, şiddetli ağrı, ani şişlik olursa hemen hastaneye gidilmelidir.

    Koroner Anjiyografi Hangi Durumlarda Yapılır?

    • Kalp damar hastalığı düşündüren göğüs ağrısı (angina pectoris) varlığında,
    • Kalp krizi geçirenler (özellikle genç yaşlarda),
    • Kalp krizi sonrası yapılan tetkiklerde (efor testi, talyum sintigrafisi, tomografik anjiyografi)  problem görülenler,
    • Anjiyoplasti ve stent takılmış veya bypass ameliyatı olmuş hastalarda tekrar göğüs ağrısının ortaya çıkması,
    • Kalp damarları dışında başka bir nedenden dolayı kalp ameliyatı (kapak hastalığı gibi) veya kalp dışı bir ameliyat olacaklar belli bir yaşın üzerinde ise,
    • Belli bir neden yokken ciddi ritim bozukluğu olan hastalarda,
    • Belli bir neden yok iken kalp yetmezliği olan hastalarda,
    • Risk faktörlerinin varlığında damar hastalığı olduğunu düşündüren testlerin anormal çıkması halinde (şikâyeti olmasa bile),
    • Kalp krizinin ilk 12 saatinde veya daha sonraki saatlerde göğüs ağrısının devam etmesi halinde.
    Şeker hastalarında; kalp damar hastalıklarında sıklıkla görülebilen göğüs ağrısının olmayabileceği, yaşlılarda ise kalp damar hastalığında, göğüs ağrısı yerine, boyun, sırt, karın hatta diş ağrısının bile olabileceği unutulmamalıdır. 
    Sonuç olarak; koroner anjiyografi kararı; doktorunuz tarafından şikâyetleriniz, risk faktörleriniz, tedaviniz, kısacası siz bir bütün olarak değerlendirildikten sonra verilen bir karardır.

    Anjiyografi işlemi esnasında ağrı veya sıkıntı hissi olabilir mi?

    Genellikle hastaların rahatlamasını sağlayan sakinleştirici bir ilaç kateter laboratuarına girmeden önce verilir. Çoğu kişi işlem sırasında ağrı hissetmez. Bazı hastalar ise canlarının hafif acıdığını ifade ederler. Aynı diş çekiminde olduğu gibi işlemin uygulanacağı bölge, lokal bir anestezik (his kaybı sağlayan) madde ile uyuşturulacaktır. Bu sırada bir iğne batması hissedilir. 
    Daha sonra atardamarınıza kateter veya “sheath” adı verilen ince tüpler vasıtasıyla yerleşilir. Kalp damarlarınız radyo-opak madde adı verilen aslında içerisinde tıbbi araştırmalara uygun dozda radyasyon içeren maddeler bulunan ve röntgen ışığı altında fark edilen boyalı maddeyle  görüntülenir. İşlem esnasında boyalı maddenin enjeksiyonu ağrı hissi vermeyecektir.
    Bu madde verilirken, sıcak basması ve kızarma hissedebilirsiniz. Bu his yaklaşık 20–30 saniye sürebilir. İşlemin sonunda, gerekli görülen durumlarda kalbinizin içini görüntülemek için, daha büyük miktarda boyalı madde verilebilir ve bu sırada daha fazla sıcaklık hissedilebilir.
    Bazı kişilerde boyalı maddeye karşı alerji buna bağlı kaşıntı ve kızarıklıklar gelişmekte bu işlem sırasında verilen ilaçlarla tedavi edilebilmektedir. Daha önce alerji veya astım öykünüz var ise veya daha önce örneğin böbrek filmi veya diğer damarlarınızın filmi çekilirken alerjik reaksiyon gelişti ise işlemden önce bunu doktorunuza söylemelisiniz. İşlem sırasında kısa süreli göğüs ağrınız olabilir. Olduğu takdirde doktorunuza haber vermelisiniz.

    Anjiografiden önce yemek yenebilir mi?

    Doktorunuz genellikle yiyecekleriniz için diyetisyen aracılığıyla size bilgi verecektir. Sürekli kullanılan ilaçlar var ise bunların anjiyografi sabahı alınıp alınmayacağı doktora sorulmalıdır. 
    Genellikle işlemin uygulanacağı gün, sabah kahvaltı etmeden gelmeniz gereklidir. Farklı bir durum olursa, yatışta görevli olan kişiler tarafından size bildirilecektir. Şeker hastası iseniz, sabah kan şekerini düşürücü ilaçlar veya insülin kullanıyorsanız, ilacınızı almadan aç olarak geliniz ve gelir gelmez durumunuzu hemşirenize bildiriniz.

    İşlem sırasında uyanık mı olunur?

    Test sırasında doktorunuzun sorduğu soruları cevaplamak için uyanık olacaksınız. İşlemden 1 saat önce gevşemenizi sağlayacak sakinleştirici bir ilaç verilecektir. Ancak bu sizi uyutmayacaktır. Filmler çekilirken derin nefes alıp, nefesinizi tutmanız istenecektir. 
    Derin nefes alıp tuttuğunuz zaman bu çekilen filminizin görüntü kalitesini arttıracak ve gereksiz zaman kaybını önleyecektir. Bundan sonra nefes almanız veya öksürmeniz istenebilir.

    Anjiyografiden sonra ağrı olabilir mi?

    İşlem sonrası genellikle kasık bölgesindeki kateter hemen çekilir. Özel durumlarda kasıktaki kateterin çekilmesi geciktirilebilir. Kateter çekilmesi sonrası girişim yapılan atardamarınızdan kanama olmaması için kasık bölgesine sıkı biçimde basılması gerekmektedir.
    Bu esnada bir miktar acı duyabilirsiniz. Aktif kanama durduktan sonra kasık bölgesine tekrar kanama olmaması için kum torbaları konacak ve belirli bir süre sırt üstü pozisyonunuzu değiştirmeden yatmanız istenecektir. Kateterin uygulandığı bölgede hassasiyet ve rahatsızlık hissi duyabilirsiniz.
    Bu sizi çok rahatsız ediyor ise doktorunuza veya hemşirenize haber veriniz. Sizi rahatlatacak bir ağrı kesici verecektir. Uygulama alanında morluk ve hafif şişlik hissedebilirsiniz. Bu renk değişikliği genişlerse veya başka bir rahatsızlık hissederseniz bunu hemşirenize haber vermekten çekinmeyin

    Ayak masajını lüks olarak görmeyin ve günlük bir ihtiyaç haline getirin. Ayak masajı hem ayağınıza iyi gelir hem de size.

    Refleks noktalarınızı unutmayın.10 ml bebe yağının içine 10-15 damla aromatik bir yağ damlatın ( papatya yağı, biberiye yağı, hint yağı ve lavanta yağı gibi), iyice karıştırdıktan sonra özellikle ayak tabanlarınıza masaj yaparak uygulayın.

    Bu aromatik yağların rahatlatıcı, onarıcı ve serinletici etkileri vardır, Hem ayaklarınızı rahatlatır hem de psikolojik rahatlama da sağlar.

    Dr. Elif Güveloğlu

    İbrahim Saraçoğlu şeker hastalığı için beyaz lahana kürü

    Prof. Dr. ibrahim Saraçoğlu Şeker hastalarına Kan şekerini düşürmek ve dolaşım bozukluğunu gidermek için beyaz lahana kürünü öneriyor.

    Hazırlanışı: 4 veya 5 adet beyaz lahana yaprağını parçalamadan (bütün olarak) kaynayan yarım litre suya atarak hafif ateşte ağzı kapalı şekilde onbeş dakika kadar haşlayın.

    Damak tadı için ya da içimi kolay olsun diye haşlama suyuna hiç bir şey ilave etmeyin. Sabah ve akşam aç veya tok karına bir su bardağı için. Beyaz lahana kürü Her gün taze olarak hazırlanarak uygulanmalıdır.

    Not:kültür lahanası bu kür için uygun değildir.İri,yeşil yapraklı,sarımsı renkli beyaz lahana kullanılmalıdır.

    suna dumankaya Gözaltı kırışıklıkları için buğday özü yağı

    Buğday özü ve susam yağını eşit miktarlarda karıştırıp her akşam gözaltınıza sürün. Ayrıca bir miktar yaş mayaya, birer çay kaşığı süt ve bal karıştırıp sorunlu bölgelere sürüp 15 dakika bekletin. Bu kürü haftada iki gün uygulamanız yeterlidir.

    Suna Dumankaya

    Bir kaç adet cevizi bir su bardağında bir kaç gün bekletin ve cevizi yedikten sonra suyunu için. Bu uygulamayı hergün yaparsanız bir kaç hafta içinde kendinizdeki değişikliği farkedeceksiniz

    Ayrıca ceviz arasındaki perdeden 25,30 adetini bir litre suda bekletin ve onu da aynı şekilde hergün tüketirseniz troide faydasını farkedeceksiniz

    Pervin Bulgak Topuk çatlakları için krem tarifi -2

    Malzemeler:

    4 yemek kaşığı vazelin
    2 yemek kaşığı yasemin yağı
    2 çay kaşığı okaliptus yağı

    Hazırlanışı: Malzemeleri kremi saklayacağınız kap içinde krem kıvamına gelene kadar karıştırın. Akşamları topuklarınıza sürün.

    Pervin Bulgak

    MALZEMELER:

    • 1 tatlı kaşığı yosun
    • 5 damla limon
    • 5 damla fulya çiçeği
    • 5 damla yasemin yağı
    • 5 damla havuç yağı
    • 1 tatlı kaşığı arı poleni
    • 1 adet bepanten plus
    • A ampul C vitamini
    • 7 damla kayısı yağı

    UYGULAMA:

    Malzemeler cam bir kapta karıştırıp cildinizde 1 saat bekletip yıkayın.

    Suna Dumankaya

    Çok eskiden beri fizik biliminde; “maddenin kendi üzerine uygulanan güce gösterdiği tepki” anlamında kullanılan STRES terimi; son 20 yılda tıp, fizyoloji, sosyoloji, psikoloji, psikiyatri alanlarında ve gündelik yaşamda herkesin kullandığı popüler kavramlarından biri haline gelmiş, kitle iletişim araçlarında sıklıkla yer verilen “medyatik” bir sözcük olmuştur.


    Stresin zihinsel ve fiziksel kaynaklarımızı tüketen olumsuz bir yanı olduğu gibi, organizmada fiziksel ve ruhsal değişmelere, olgunlaşmaya ve gelişmeye yol açan olumlu yönleri de vardır.


    Gerçek yaşamda sorun çözme ya da stresli olaylarla başa çıkabilme psikolojik sağlık ve uyumla ilişkilidir. Çevre ile etkileşimlerimiz sırasında engelleyen, sinirlendiren, tedirgin eden olaylar bizi zorlamaktadır.
     Bunlar boşanma, bir yakınının kaybı ya da ayrılık, ölümcül hastalık, hayat pahalılığı, trafik, gürültü, okul başarısızlığı, sınav kaygısı, savaş, ırza tecavüz ya da doğal afetler gibi olumsuz etmenler olabileceği gibi; evlenme, terfi, kariyer değişikliği gibi olumlu yaşam olaylarını da kapsayan çok geniş bir yelpaze içinde değerlendirilebilir. Genelde herkes için travmatik sayılabilecek bir olayın ardından tepkilerin yavaşlaması, dış dünyaya ilginin azalması belirgindir.


    Örneğin; 17 Ağustos 1999 depreminin ardından hem depremi yaşayanlarda hem de depremi televizyon aracılığı ile izleyenlerde yoğun bir stres ve buna bağlı sorunlar ortaya çıkmıştır.
    Kişinin kendisiyle ilgili çarpık algılamaları varsa, kendini değersiz algılar ve mutsuz olur. Bu mutsuzluk iş, sosyal ve aile yaşantısındaki işlevlerinin bozulmasına yol açar. 
    Hoş olmayan yaşam olayları sonrası kendini mutsuz, kaygılı ve endişeli hisseden ve bu nedenle işlevsel kaybı olan kişilere bunlarla baş etme becerileri kazandırılmalıdır. 


    Ayrıca duygusal tepkileri, düşüncelerini denetleyebilme becerisi, sorun çözme teknikleri, anlık doyumları erteleyebilme ve içsel olayları düzenleme konusunda eğitim verilebilir. Hastaların kaygı düzeylerini azaltmak, varsa depresif belirtilerini gidermek için ilaç tedavisi de uygulanabilir.
    Bu yöntemler ve tedaviler, ancak kişinin ayrıntılı bir değerlendirmesi yapılıp, sorun tanımlandıktan sonra konunun uzmanı olan psikiyatristler tarafından uygulanabilir.



    STRESLE BAŞA ÇIKMA YOLLARI
    Stres kişinin gündelik yaşantısını engelleyecek düzeye ulaşmışsa azaltılması gerekir. Bunun için denenebilecek yöntemler:

       Spor,  Masaj,  Olumlu düşünme,  Meditasyon, yoga,  Zamanı iyi kullanma,  Gevşeme (relaksasyon),  Beslenmenin düzenlenmesi,  İletişim becerilerinin etkin kullanımı…

    Düz bir karın için egzersizler

    Kısa tişörtünüzün altından çıkması muhtemel katlı göbeğinizden kurtulmak mı istiyorsunuz? Buradaki egzersizler, karın bölgenizde bulunan farklı kaslarınızı çalıştırmaya yönelik egzersizlerdir. Buradaki hareketleri, haftada 4 kere, 15 tekrarı içeren 2′şer set halinde yapmalısınız.

    Çalışmalarınızı zorlaştırmak ve daha etkili bir sonuç elde etmek için; her hafta fazladan bir set ilave edin veya 1. , 2. ve 4. hareketleri bir ağırlıkla yapın.

    Bununla birlikte eğer beslenmenize de dikkat eder ve haftada 3 kez, en az 30 ‘ar dakikalık kardiyo programlarına da katılırsanız, 1 veya 1,5 ayda sonuç almaya başlayacaksınız.



    1a. Karnınızın üst ve alt kısımlarını hizaya sokmak için, sırt üstü uzanın. Kol ve bacaklarınızı resimde gördüğünüz şekilde yukarı kaldırın.





    1b. Karnınızı gerin ve kürek kemiklerinizi yerden kaldırın. Sağa doğru bükülerek, ellerinizi sağ baldır veya ayak bileğinizin dış kısmına dokundurmaya çalışın. Başlangıçtaki pozisyonunuza dönün ve tekrar edin, ancak hareketi, bu defa sola doğru dönerek yapın.




    2a. Karnınızın üst ve alt kısımlarını şekillendirmek için, sırt üstü uzanın. Bacaklarınızı dizlerinizden kırın ve ayaklarınızı yere düz olarak basın. Bir top veya plastik bir tabağı, sanki araba direksiyonu tutuyormuş gibi tutun.


    2b. Kollarınızı gerin, karın kaslarınızı sıkın ve kürek kemiklerinizi yerden kaldırarak, belden yukarınızı sağa doğru çevirin. Böylece, elinizdeki tabak veya top, sağ üst bacağınızın dış yüzüne dönük olacak. Başlangıçtaki pozisyonunuza dönün ve tekrar edin, ancak hareketi, bu kez sola doğru dönerek yapın.


    3a. Karnınızın alt kısmını şekillendirmek için, sırt üstü, bir kanepenin yaklaşık 115-16 cm önüne uzanın. Bacaklarınızı yukarı doğru kaldırın ,bu sırada parmak uçlarınız tavanı göstersin. Kollarınızı dirseklerinizden kırarak, kanepeyi alt kısmından kavrayarak destek alın.



    3b. Karnınızı sıkın ve poponuzu yerden birkaç santim kaldırarak, ayak parmaklarınızı yavaşça tavana doğru uzatın. Bunu yaparken, dirsekleriniz de hafifçe tavana doğru kalkabilir. Bir süre bu pozisyonda bekleyin. Daha sonra poponuz yere değinceye kadar alçalın ve hareketi tekrar edin.




    4a. Karnınızın üst kısmını forma sokmak için, sırt üstü uzanın. Bacaklarınız dizinizden 90 derecelik bir açıyla kırık olsun. Topuklarınızı, bir sandalyenin minder kısmına koyun ve kollarınızı başınızın üstüne doğru uzatın. Bunu yaparken, bir eliniz diğerinin üzerinde dursun.


    4b. Kollarınızı kulak hizasında düz bir şekilde tutarak, karın kaslarınızı sıkın ve kürek kemiklerinizi yerden kaldırarak bir süre bu pozisyonda bekleyin. Başlangıçtaki pozisyonunuza dönün ve hareketi tekrar edin.

    Sonraki Sayfa »

    sayac