• Ana sayfa
  •             

     

    Bu konumuzda sizlere sevgili Rahman arkadaşımızın kırmızı kanat posta güvercinlerinden bahsetmek istiyorum görüyorsunuz güzelliği demi bu kadar asil ve nadir bir süs güvercini gördünüzmü ben okadar derneklere , güvercin mezatlarına , güvercin ilanlarına pazarlarına en önemlisi eminönü dahil hiç bir yerde bu kuşlardan görmedim sadece türkiyede duyduğuma göre Rahman dostumuzda varmış kendisi çoğaldıkça değer veren kişiler satıyormuş iletişim için bilgileri aşağıya yazıyorum geç kalmadan iletişime geçin derim..

    www.kirmizikanatposta.com

    Rahman SAATCILAR

    0531 399 99 99

    İbrahim Saraçoğlu aşırı tüylenme sorunu için nane kürü

    Aşırı tüylenme sorunu için nane kürü :

     

    Aşırı tüylenme sorunu için ; 1 yemek kaşığı taze naneyi ince ince kıydıktan sonra ağzınızda çiğneyip üstüne iki-üç yudum su içerek yutun.

    Bu uygulamayı 15 gün boyunca her gün yapın. 15 günde uyguladıktan sonra bir kaç gün uygulamaya ara verin.

    Ardından 15 gün süre ile uygulamayı tekrar edin. bu kür sizin hormonlarınızın normal seviyesine gelmesine yardımcı olacaktır.Bu kürden sonuç alamazsanız aslanpençesi kürünü deneyin.

    Malzemeler:
    • Bir su bardağı lavanta çiçeği
    • bir bardak portakal suyu
    • 1–2 dilim kabuğu soyulmuş salatalık
    • Yumurta sarısı
    • bal
    • mısır unu
     

    Hazırlanışı : Bir su bardağı dolusu lavanta çiçeğini bir bardak portakal suyu ile karıştırıp kısık ateşte biraz ısıtın.

    1–2 dilim kabuğunu soyduğunuz salatalığı iyice ezerek karışıma ekleyin. Yumurta sarısı, biraz bal ve mısır ununu ilave ederek karışımı krem kıvamına getirin. Buzdolabına koyarak birkaç saat bekletin.

    Uygulama : Hazırladığınız kremi 1 ay boyunca haftada iki kere yüzünüze sürün. Kırışıklıklarınızda azalma olduğunu göreceksiniz. Bu krem eğer cildiniz sivilceli ise ona da iyi gelecek.

    Ender saraç

    ibrahim saraçoğlu reflü ve mide yanması için süt kürü

    Reflü ve mide yanması şikayetlerinde ; mide yanması başladığında 2 yudum soğuk süt için , tekrar başladığında yine iki yudum süt için ve her tekrarda yine 2 yudum ama sadece 2 yudum süt için (etkili olması için miktarı kesinlikle arttırmayın) .

    Şikayetlerinizin zamanla azalmakta olduğunu göreceksiniz.

    Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu

    Ahmet Maranki Göbek Yağlarını Eriten Bitkisel Masaj Tarifi , Ahmet Maranki’den  Göbek  Eriten Formüller Tarifler Tavsiyeler, Ahmet Maranki Göbek Yağlarını Eritmek İçin Bitkisel Çözüm, Ahmet maranki göbek yağlarını eritmek için, ahmet maranki göbek eriten, ahmet maranki göbek eritme sırrı, ahmet maranki göbek yağlarını eriten kürler, ahmet maranki ye ait göbek yagı için yararlı bitki, ahmet marankiden göbek eriten bitkiler, ahmet marankiden göbek eriten diyet, ahmet marankiden göbek eriten hareket, ahmet marankiden göbek yağı, ahmet marankiden göbek zayıflatma ıcın bıtkıler, ahmet marankinin doğal yoldan göbek eritmek, ahmet marankinin göbek basen bacak sıkılaştırıcı formülü, ahmet marankinin göbek eriten bitkiler, ahmet marankinin göbek eritme yağları, ahmet marankiye göre göbek eriten yağlar, basen ve göbek eritmenin yolları bitkilerden yapılan jel, basen ve göbek zayıflıgı için bitkisel ilaçlar, bel ve göbek bölgesini eriten bitki kürü, bel ve göbek yağlarını eriten bitkiler, biberiye yağı göbeği eritir mi, bitkisel çaylarla göbek yağı eritici, doğum sonrası evde göbek eritmek, doğum sonrası göbek eritici bitkiler, göbek basen eriten ürünler, göbek basen zayıflatan hap, susam yağı göbeği eritir mi.
     
    Göbek Etitme Yöntemleri
     
    Göbek yağlarını eritmek için her gün düzenli olarak spor yapın, eğer mümkünse bir spor hocasından yardım alabilirsiniz.
     
    Bitkisel destek önerisi:
    • Bir çorba kaşığı limon suyu
    • Bir çorba kaşığı susam yağı
    • Bir çorba kaşığı biberiye yağı
    • Bir çorba kaşığı okaliptüs yağı

    Malzemelerei  iyice  karıştırarak göbeğinize dairesel hareketlerle masaj yapın.

                                           Dr.Mehmet Öz kendi show programında Dukan Diyetinin detaylarını anlatmış.
    Programda tüm evreler tek tek incelenmiş,uzman dr.’lara danışılmış,menüler incelenmiş,Atkins diyetiyle karşılaştırma yapılmış.

    Dr.Dukan’la yaptığı röportaj ve show sonrası Dr.Mehmet Öz’ün diyet hakkındaki görüşleri şu şekilde:

    “Dukan ile çok zaman geçirdim çok bilgili birisi. 35 yıllık kariyeri boyunca incelediği binlerce hastadan sonra bu diyeti geliştirdi. Bu kolay bir diyet, ilk iki dönemi geçtikten sonra istediğiniz herşeyi yiyebilirsiniz. Dukan, bu beslenme düzeni sayesinde tekrar kilo alınmayacağını öne sürüyor” dedi. Dukan’ın teorisini okuduğunda çok şaşırdığını ve bu beslenme düzeninin işe yaramayacağını düşündüğünü söyleyen Öz “Fakat daha sonra Dukan ile röportaj yapıp, diyetin ayrıntılarını öğrenince bu yöntemi gayet mantıklı buldum” dedi.

    Programı buradan izleyebilirsiniz.Tabi bu hali ingilizce ama en kısa sürede Digiturk’te dublajlı halini göreceğimizi umuyorum.

    Dukan Diyeti’nin ünü yayıldıkça neredeyse her hafta bir yayın organında bu diyeti karalamaya yönelik bir haber çıkar oldu.
    Bu haberlerde ünlü diyetisyenlerin fikirlerine başvuruluyor ve listeler dolusu yan etki sıralanıyor.Çoğu yorumdan benim çıkarımım ,fikirlerini paylaşan kişilerin bu diyeti etraflıca incelemeden bir yargıya varmış olmaları.
    Dukan diyetinin de yan etkileri mevcut tabi ki fakat çoğu Dr. Dukan tarafından verilen ipuçlarına ve diyetin kurallarına tam anlamıyla uymamaktan kaynaklanıyor.

    Bu diyete başlamak isteyenlerin aşağıdaki olası yan etkileri okuması iyi olacaktır diye düşünüyorum.Bunları yine bana gelen sorulardan ve internette okuduğum çeşitli yabancı makalelerden derledim.
    Kabızlık:

    İnsanların sıklıkla yakındıkları bir problem bu.Neyse ki birkaç tavsiyeyle bu sorundan korunmak mümkün.
    Karbonhidratları diyetten çıkardığınızda (özellikle atak evresinde) lif alımını da azaltmış oluyoruz.Bu da besinlerin bağırsaklardan yumuşak geçmesine engel olan bir durum.Bundan korunmanın ilk yolu günlük yulaf kepeği tüketimini aksatmamak.Özellikle sabahları alınan yulaf kepeği bağırsakları yumuşatmaya yardımcı oluyor.Eğer sorun geçmezse aşağıdaki yöntemleri deneyebilirsiniz:

    • Yeterli sıvı aldığınızdan emin olun.
    • 1 kaşık Yulaf kepeğini  buğday kepeğiyle değiştirin.(Buğday kepeğinin daha güçlü bir etkisi vardır.)
    • Tatlandırıcı kullanılan ürünler (mesela sakızlar)laktasif etkiye sahiptir.Aşırı dozda olmamak kaydıyla kullanıldığında etki edecektir.
    • Goji berry kurusunu sabahları ılık suyla beraber alın.
    • Ravent türü lifli bitkilerden yardım alı
    • Çeşitli bitki çaylarından faydalanın.
    Bunlara karşın rahatsızlık devam ediyorsa  diyeti fazla sabote etmeyecek birkaç kuru erik veya kayısıyı deneyip ,sonuç alamazsanız mutlaka dr.’a başvurun.
    Kötü nefes kokusu:

    En ünlü ve kötü yan etkilerden birisi de ketosisin açığa çıkmasıyla oluşan kötü kokudur.Neyse ki bu herkesde görülmez.Ve derecesi de kişiden kişiye değişir.Kötü ağız kokusuna sahipseniz en azından bu diyetin işlediğinin göstergesidir.

    Ağız hijyenine dikkat ettiğinizde bu sorundan kurtulmak mümkündür.
     Böbrek hasarı:
    Bu da en çok sözü edilen konulardan biri.

    Hali hazırda bu probleminiz mevcutsa dr.’unuza danışmadan diyete başlamayın.
    Yeterli sıvı alımına(su,çay,kahve veya izinli diğer içecekler) dikkat edildiğinde böbreklerde bir hasar oluşması ihtimali yoktur diyor dr.dukan.


    Grip belirtileri:
    Karbonhidrat azlığında yaşanan bir sorundur.Halsiz,yorgun ve zayıf hissettirebilir.

    Fakat bu belirtiler vücudun şekersizliğe ve karbonhidratsızlığa alışmasıyla birkaç gün içinde kaybolacaktır.

    İlerleyen haftada bu problemler kaybolacağı gibi daha aktif ve enerjik hissedeceksiniz.
    Halsizlik:

    İlk günlerdeki Grip belirtilerini atlattıktan sonra  zaman zaman başağrısı,başdönmesi ve halsizlik hissedebilirsiniz.

    Bu durumlarda aşağıdakileri kendiniz sorun.

    *yeterli sıvı alıyor musunuz?
    *yeterli yemek yiyor musunuz?
    Diğer diyetlerin birçoğu porsiyon kısıtlaması getirdiğinden az yemenin iyi birşey olduğunu ve daha hızlı kilo verdireceğini düşünebilirsiniz.Fakat bu diyet için bunun tam tersi söz konusu.Dukan diyetinde izin verilen yiyeceklerin kalorileri düşündüğünüzden oldukça düşüktür.Bu yüzden yemekten kısıtlama yapmayın ve iyice doyduğunuzdan emin olun.
    Vitamin eksikliği:

    Diyeti yapanların bir endişesi de vitamin eksikliğidir.
    Seyir evresinde yer alan sebzelerden yeterli vitamini almak mümkündür.
    Fakat  halen emin olamıyorsanız Dukan diyetinde vitamin desteği almak yasak olmadığı gibi tavsiye de edilir.

    Yukardaki yan etkileri hiç yaşamayabileceğiniz gibi hepsini de tecrübe edebilirsiniz.Hepimizin farklı yaşlarda ve kilolarda olduğumuzu,sağlık geçmişimizin aynı olmadığını düşünürsek bu son derece normal.
    Benim şahsi önerim bu diyete başlamadan önce en azından kan tahlili yaptırmanız.Daha sonra Dukan diyetinin tüm kurallarına uyduğunuza emin olun. Diyet belli bir aşamadayken tekrar kontrol amaçlı tahlil yaptırın.
    Şikayetleriniz yoğunsa ve tüm tavsiyeler karşın geçmiyorsa sorun başka olabilir.Mutlaka dr.’unuza danışın. 
    Duraklamanın nedenleri ve çözümleri bölümünü okurken dr.Dukan’ın yememizi tavsiye ettiği birşey dikkatimi çekti.Şey diyorum çünkü adını daha önce duymamıştım.Ravent’i tavsiye ediyordu ve ben googla’a sorunca daha önce hiç görmediğim ve bilmediğim bir bitkiyle karşılaştım.Açıkcası üzerinde durmadım çünkü ülkemizde tüketildiğini hiç görmemiş,duymamıştım.Aradan biraz zaman geçtikten sonra Martha Stewart’ın programında bir sebzeyle tart yaptığını gördüm.Evet bahsettiği şey bir sebzeydi ama tatlılarda kullanılıyordu.Dublajda Işgın diyorlardı sebzeye.Tarif hoşuma gitti araştırmak istedim bu sebzeyi.Fakat Işgın olarak araştırdığımda da karşıma o kırmızı saplar yerine yeşil bir bitki çıkıyordu.

    Velhasıl sonunda üyesi olduğum bir forumda konuyla ilgili konuşurken yurtdışında yaşayan arkadaşlarımdan bu ürünün Avrupa’da çok kullanıldığını öğrenmiş oldum.Rhubarb adıyla tanınıyordu bu bitki.

    RHUBARB
    Bizdeki ismi ise IŞGIN’dı.Aynı familyadandılar fakat görünüşleri farklıydı.Doğu’da baharda çıkan bu bitki bazı pazarlara getiriliyor ve kısa süre satılıp bitiyordu.
    Elazığ’da yaşayan çok tatlı bir arkadaşım pazarda rastlayınca merak ettiğimi hatırlayıp bana gönderme inceliğini gösterince deneme şansım oldu.Bizim Işgın’ımız bu şekilde görünüyor.Tadı mayhoş ve bol lifli bir bitki.Ben çiğ olarak yedim ama kavurarak da tüketiliyormuş.
    IŞGIN

    Gelelim ne işe yaradığına.
    Başlıkta da belirttiğim gibi eğer kabızlık sorunu yaşıyorsanız bu bitki tam sizlik.Zaten doğal müshil olarak geçermiş adı bitki dünyasında.Bağırsakları tahriş etmeden yumuşatma özelliği var.(Hamilelerde kullanılması sakıncalıymış.Bunu da antiparantez eklemek istedim.)

    Ve Rhubarb’lı tarifler.

    Dukan tariflerine uyarlanabilir bir sebze.Muffinlerin içinde,yumurtalı kavurma olarak veya çiğ olarak tüketebiliriz.Ve hatta meyve yerine yenebilecek bir sebze olarak tatlandırıcıyla kaynatıp sıcak yaz günleri için komposto olarak faydalanabiliriz.
    Ve hatta yine tatlandırıcıyla marmelatı bile yapılabilir.

    Rhubarb’ı şekerle kaynatıp biz splendayla yapabiliriz.)suyunu soğutup kokteyl olarak ,tanelerini ise yağsız yoğurtla yiyebiliriz.

    Gerisi yaratıcılığınıza kalıyor.Kolay gels

    Dukan için yeni tarifler araştırırken hem tatlılarda hem de tuzlularda kullanılabilecek bir ürünü atladığımı farkettim.Oysa ki Dukan’da izinli olan en kullanışlı ürünlerden bir tanesiydi TOFU.

    Üstelik vegeteryan beslenme için de çok kuvvetli bir bitkisel protein.

    Dukan’ın kendi sayfalarında da ürünle ilgili yorumları ve nefis tarifleri görünce biraz bilgi vermek istedim ürünü tanımayanlara.Tekrar diyete başladığımda kendi tofulu tariflerimi de ekleyeceğim sayfaya.Ama  benden önce deneyenler olursa fikirlerini de almak isterim doğrusu.Haşlanmış soya fasulyesinden elde edilen ve asit ya da tuzlu bileşiklerle kestirilerek elde edilen soya peyniridir. Sade ve nötr lezzeti ile hem tatlı hem de tuzlu olarak çorbadan tatlıya, yemekten kızartmaya kadar bir çok farklı alanda kullanılabilen bir üründür. Yemeklerin içine eklenebileceği gibi sadece tofudan da yemekler yapılabilir.

    İçeriğinde bulunan yoğun miktarda kalsiyum ve proteinin yanında sıfıra yakın yağ oranıyla her yaştan insanın tüketimine uygun besleyici bir besin maddesi olma özelliği taşımaktadır.
    Bunun yanı sıra zengin bir demir ve B vitamini kaynağıdır.

    Özellikle vegan beslenme tarzını benimsemiş kişilerin protein ihtiyaçlarını karşılamak açısından son derece özel bir yeri vardır. Yapısal özellikleri bakımından farklı tür ve çeşitleri mevcuttur.

    Büyük marketlerde tofu’yu bulabilirsiniz. (Migros’ta Mori-nu markasıyla satılıyor)

    Gelelim tofuyla neler yapabileceğimize.
    Dukan-shop’ta yayınlanan bu tarifi ekledim.Nasıl?Lezzetli görünüyor değil mi?:)

    HİNDİSTAN CEVİZİ AROMALI TOFU KREMASI

    MALZEMELER:(8 kişilik)
    1 lt yağsız süt
    6 yumurta
    2 yemek kaşığı hindistan cevizi aroması(gurmenet’de bu aromayı da bulabilirsiniz.ama dr.oetker’in aromalarıyla da güzel olur bu tarif)
    400 gr tofu
    10 yemek kaşığı toz tatlandırıcı

    Fırını 160-180 derece civarında ısıtın.Sütü kaynatın.Başka bir kapta tofu,yumurta ,tatlandırıcı ve aromayı iyice karıştırın.Sıcak sütü yavaş yavaş ekleyerek karıştırın.Kabı benmari usulü su dolu başka bir kap içinde fırında yaklaşık 60 dk.pişirin.Oda sıcaklığına gelince dolapta 3 saat kadar soğutun.
    Servisten önce üzerindeki ince tabakayı sıyırıp kremayı karıştırın ve kuplarda servis edin.

    Çeşitli bloglarda değişik tariflere rastlamak mümkün.Bu da pancake tarifi:
    1 yumurta
    1 yemek kaşığı yağsız süttozu
    2 yemek kaşığı tofu
    1 yemek kaşığı tatlandırıcı
    vanilya aroması

    Hepsini pürüzsüz hale gelene dek çırpıp tavada pişirmiş.ve tadı harika olmuş.

    Demek ki TOFU tatlı,salata ve çorbalarda ,peynir veya krema gerektiren tüm yemeklerde kullanılabilir.Deneyelim,denetelim:)

    Fakat şunu da eklemem gerekiyor.Birkaç sitede okuduğuma göre troid problemleri olanların bu ürünü fazla tüketmemeleri gerekiyormuş.

    Dukan Diyeti en hızlı sonuç alınan diyetlerden bir tanesi.Böyle olunca da çoğu kişi aç kalmadan ,hızlı kilo vermek amacıyla hevesle diyete başlayıp kendilerini diyetten soğutacak çeşitli hatalar yapabiliyorlar.Bana sorulan sorulardan ,paylaşılan sorunlardan ve internetteki diğer dukan sayfalarından çıkardığım sonuçlara göre yapılan hataları toparlamaya çalıştım.

    1.KİTABI OKUMADAN DİYETE BAŞLAMAK:

    Bana göre yapılan en büyük hata bu.Dukan Diyeti şimdiye dek ortaya çıkmış tüm diyetlerden daha komplike ve çeşitli aşamalardan oluştuğundan uzun vadede sonuç sağlayan bir metod.

    Bu diyet hakkında bilgi sahibi olmadan uygulamak imkansız.İnternette araştırdığınızda verilen bilgiler yüzeysel ve çoğunlukla eksik veya yanlış.Bu şekilde bu diyete başladığınızda verim almanız mümkün olmadığı gibi uygulaması da çok zor gelecektir.

    O nedenle bu diyetten maksimum fayda sağlamanın ve başlamadan once motive olmanın tek ama tek yolu kitabı sindirerek okumak,anlamak ve eğer kişiye uygunsa diyete başlamaya karar vermek.Kitap tüm diyet boyu size eşlik edecek ve evre evre giderken sürekli dönüp bakacağınız bir kaynak olacak.

    2.HAZIR OLMADAN DİYETE BAŞLAMAK:

    Bu aslında tüm diyetler için geçerli bence.Diyete başlamak için kendinizi psikolojik olarak hazırlamanın yanısıra hazır olması gereken ayrıca pek çok etken de bulunuyor.

    Örneğin önünüzde sizi sabote edebilecek tatil,bayram,düğün gibi çeşitli değişik yiyecekle karşılaşmanızı gerektirecek sosyal zamanlar varsa ve kendinize hakim olamayıp zorlanacağınızı düşünüyorsanız bu diyete başlamamalısınız.Ya da meyvelere çok düşkünseniz ve yaz meyveleri size baştan çıkaracaksa diyeti sonbahara ertelemek daha mantıklı olacaktır.

    Örneğin ben eylülde diyete başlamayı seçtiğimde hayatımdaki şu faktörlerin düzene girmesini bekledim.Önümüz bayramdı ve sonrasında okullar açılacaktı.Bayram ziyaretleri esnasında ve 8 yaşındaki kızım tüm gün yanımda abur-cubur atıştırırken nefsimi zorlayacağıma diyete tüm bunlardan sonra başlamayı seçtim.Bunun diyeti uygulamada çok faydalı olduğunu söyleyebilirim.

    Ayrıca yapılması gereken hazırlıklardan biri de evdeki tüm gereksiz yiyeceklerden kurtulup,evrelerde yemeniz gereken besinleri birkaç gün önceden temin etmek.

    Ve tabi ki çevrenizi ve ailenizi de diyete başlayacağınız gün konusunda haberdar edip desteklerini istemek çok önemli.

    3.YETERLİ YEMEMEK VE AÇLIK HİSSİ:

    İnsanlar kalori hesabı yapılan ve çoğu kez aç kalınan diyetlere alışık olduklarından,Dukan diyetinde istediğin kadar yeme fikrine alışamıyor.Kilo vermek için aç kalmak gerekliliği bir yanlış anlamadan ibaret.Bu yüzden diyete yeni başlayan bazıları porsiyonlarını kısarak kendilerini diyette hissetme eğiliminde oluyorlar.Oysa ki kilo vermek için kendinizi aç hissetmeniz gerekmiyor.Dukan diyetinde aç olduğunuzu hissettiğiniz her zaman yiyebilirsiniz.Yeter ki izinli yiyeceklerden olsun.

    4.YİYECEKLERE ÇEŞİTLİLİK KATMAMAK:

    Dukan’a ilk başlandığında izinli ve yasak yiyecekleri sürekli kontrol etmek için sık sık kitaba başvurulur.Listeleri kafada oturtmak ve izinli besinleri biraraya getirip çeşitli kombinasyonlar yaratabilmek neredeyse 1-2 hafta alır. Bazı kişiler yeni şeyler denemektense bildikleri güvenli listeyi takip etmek isterler.Bunun sonucunda yemek saatleri zamanla sıkıcı hale gelebilir.Diyeti eğlenceli ve yapılabilir hale getirmek için izinli gıdalarla değişik tatlar üretip,sofrayı çeşitlendirmek gerekir.

    Benim de sorunum tam olarak buydu.Atak evresinin listesini ilk okuduğumda ‘Bu kadarcık mı?’ diye düşündüğümü hatırlıyorum.Ama hemen akabinde aklımda çeşitli fikirler oluşmaya başlamıştı bile.Özellikle benim için tatlısız bir kaç gün geçirmek mümkün olmadığından ilk uydurduğum yiyecekler tatlandırıcıyla yapılan tatlılardı.

    5.SÜREKLİ TARTILMAK:

    Dukan diyetinde özellikle atak evresinde kilo verme hızı çok yüksektir.Bu da sürekli tartı üzerinde düşen kiloları gördükçe motive olmayı sağlar.Fakat gün geçtikçe bu hız azalır.Sabah heyecan verici şekilde az gösteren tartı akşamüstü fazla gösterebilir.Bir gün kilo vermiş görünürken ertesi gün almış çıkabilir.

    Özellikle atak evresinden seyir evresine geçişte ilk birkaç gün kilo almış çıkabilirsiniz.Bu vücudunuzun direnç göstermeye başladığının belirtisidir.Hemen motivasyonu bozup eski düzeninize dönmeyin.Kararlı davrandığınızda kiloların yavaş yavaş gittiğini göreceksiniz.

    Haftada 1 kere tartılmak ,kilo değişimini takip açısından en verimli yoldur.

    6.KAÇAMAKLARI ABARTMAK:

    Diyet esnasında kaçamak yapmak çok kolaydır.Birileri size bir kurabiye ikram eder ve ancak yedikten sonra ne yaptığınızın farkına varırsınız.

    Bir çikolatadan ne çıkar deyip yerseniz ve gerçekten de kilo almazsanız kaçamakları zamanla arttırmanız mümkündür.Fakat sonrasında kilo vermeniz mutlaka duracaktır.

    Kitapta söylenen bir şey çok önemli.Diyor ki:Bu diyette yapacağınız ufak bir kaçamak şişkin bir balona iğne batırmaya benzer.Tüm emeklerinizi bir anda yokedebilirsiniz.

    Ama yine de herhangi bir kaçamaktan sonra pes edeceğinize aldığınız ekstra kaloriyi harcayarak bunu tolere etme yoluna gitmelisiniz.Diyeti bırakmak ve daha sonra devam etmeyi düşünmek vücuda zarar verecektir.Çünkü bu diyeti hayat boyu yalnızca 2 kez uygulayabilirsiniz diyor Dr.dukan. Zaten gerektiği şekilde tüm evreleri uyguladığınızda hayat boyu kilo problem yaşamayacaksınız.Fakat yarım bırakılıp yeniden başlandığı her sefer vücudun kilo verme direncini düşürdüğünden zayıflama hızı düşecektir.

    7.BOL SU TÜKETMEMEK:

    Dukan diyeti bol protein alımı gerektiren bir diyet.Proteinler vücutta tamamen parçalanmazlar ve ürik asit gibi bazı atıklar bırakırlar.Bu atıkların böbreklerden atılması için vücut suya ihtiyaç duyar.Bu yüzden günde en az 1,5 lt suyu mutlaka tüketin.

    8.YULAF KEPEĞİNİ ÖNEMSEMEMEK:

    Evet biliyorum Türkiye’de gerçek yulaf kepeğini bulmak oldukça zahmetli yulaf kepeğinin nasıl olması gerektiğini ve nerelerden temin edebileceğimizi yazmıştım.)Fakat yulaf kepeği olmadan bu diyetten azami faydayı sağlamak oldukça güç.

    Yulaf kepeği dr.dukan’ın diyetinde ilk başlarda yer almamış.Fakat diyet yapanların karbonhidrat isteği gitgide artınca ne yapabilirim diye araştırmaya başlamış.

    Tesadüfen bir kardiyoloji konferansında yulaf kepeğinin kolestrol ve diyabet üzerindeki etkilerini keşfetmiş.Hastaları üzerinde uyguladıktan sonra sonuçlardan çok memnun kalınca diyete eklemeye karar vermiş.

    Yulaf kepeğini diğer karbonhidratlardan ayıran en önemli 2 özelliği,

    *Hacminin 25 katından fazla suyu emer ve midede şişerek doygunluk hissi yaratır.

    *Yapışkan yapısı sayesinde besinlerin kendisine yapışmasını sağlar ve kana geçişlerini önelyerek vücuttan atılmasını sağlar.

    Üstelik lezzetli olduğundan diyet süresince çeşitli krepler,galetalar,ekmekler ve hatta kekler yapmamıza olanak sağlar ki bu da diyeti uygulamada kolaylık sağlar.

    Sonraki Sayfa »

    sayac